İçeriğe git


Resim

Şair Nef'i'yi Idama Götüren Hicivleri...


  • Please log in to reply
Bu konuya 27 yanıt gönderildi

#1 mavikiz

mavikiz

    Mavi Tılsım...

  • Üye
  • 1650 İleti

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 02:39

Şair Nef’î Efendi, Saraydakilerle alay eden şiirler söyler, yazdığı hicivlerle dönemin birçok isminin nefretini ve öfkesini üstüne çekerdi... İşte bunlardan biri de Vezir Tahir Efendi idi. Ona da hakaret ettiğinden, Tahir Efendi Nef’î’ye “Kelb” demişti. Nef’î de hemen bir şiirle ona cevab verdi:

“Bize kelb demiş Tahir Efendi
İltifatı bu sözüyle zahirdir
Maliki’dir benim mezhebim zira
İtikadımca kelb, tahirdir...”

Şeyhülislam ikaz etti!
Zamanın Şeyhülislamı onu ikaz etmiş, bir Müslümanı kötülerken aşırı gidilirse küfre düşülebileceğini söylemişti. Nef’i de buna karşılık olarak;

“Müftü efendi bize kâfir demiş
Tutalım ben O’na diyem Müslüman
Lâkin varıldıkta ruz-ı mahşere
İkimiz de çıkarız orada yalan...” diyerek cevap vermişti...

Daha sonra tahta çıkan Sultan 4. Murad Han onu Başkatipliğe tayin etti, fakat kimseye ilişmemesini söyledi. Her ne kadar Nef’î, Padişaha bu konuda söz verse de, yaradılışı icabı, kalemini durduramayıp Sadrazam Bayram Paşa hakkında bir hicviye yazdı:

“Gürcü hınzırı, a samsun-ı muazzam, a köpek
Nerde sen, nerde sadrazamlık, a köpek
Vay ol devlete kim ola mürebbisi anun
Bir senin gibi deni cehl-i mücessem, a köpek...”

“Mübarek teriniz damladı!”

Sadrazam bundan son derece incindi. Fakat saray terbiyesi icabı, kimse bunları Padişaha bildirmiyordu. Padişah hasbelkader bunun farkına varınca, onu son defa ikaz etti. Fakat tıyneti icabı, işi daha da ileri ******ürdü. Halife-i Müslimin olan Padişaha, her zaman yüzüne karşı methiyeler düzdüğü halde, günün birinde onu tenkid eden, alaycı bir şekilde hicveden “Sihâm-ı Kazâ” isimli şiiri yazdı. Padişah bunu öğrenince, onun cezalandırılmasını istedi. Fakat kurnaz Nef’î, hemen saraydaki zenci ağalardan birine giderek Padişahın kendisini affetmesi için bir dilekçe yazması için yalvardı. Saray ağası dayanamayıp bir dilekçe yazdı. Tam imzalarken, kalemden bir damla siyah mürekkep kağıda damladı. O anda şairin hiciv damarı kabardı ve o zor anında bile zenci saray ağasını renginden dolayı kötülemek için “Mübarek teriniz damladı efendim” deyiverdi. Bu onun son sözleri oldu ve zenci saray ağası Nef’î’yi hemen cellada teslim etti. (26 Ocak 1635) yılında idam edildi...

Tüm action figure fırsatları için tıklayın !

#2 akMurat

akMurat

    facebook.com/akmurat.net

  • Üye
  • 1154 İleti

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 03:58

Hicivimi kalmış hakaret ediyor önüne gelene, şeyhülislama kafir demiş resmen.
36/69- Biz o Peygamber'e şiir ögretmedik. Bu ona yaraşmaz da. O(na verdigimiz) ancak bir ögüt ve apaçik bir Kur'an'dır.

#3 mavikiz

mavikiz

    Mavi Tılsım...

  • Üye
  • 1650 İleti

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 15:23

O dönemdeki zahir-batın bilgi tartışmalarına bakarsan birbirlerine böyle demeleri çok normal :clapping: Nef'i'yi biraz araştır bence, ne derece tasavvufa ve de kalemine hakim biri olduğunu görecek ve bu dizelere sadece gülümseyerek bakacaksın o zaman :dribble:

#4 battlecry

battlecry

    Piskopat Üye

  • Üye
  • 98 İleti

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 16:19

deli oğlanmış bu adam!

#5 akMurat

akMurat

    facebook.com/akmurat.net

  • Üye
  • 1154 İleti

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 16:43

O dönemin hukukuna/şeriatına bakarsak müslümana kafir diyende kafir olur, yazdığı diğer şiirler önüne gelene hakaret etmesi için referans olmaz heralde.

#6 mavikiz

mavikiz

    Mavi Tılsım...

  • Üye
  • 1650 İleti

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 17:52

O dönemin hukukuna/şeriatına bakarsak müslümana kafir diyende kafir olur, yazdığı diğer şiirler önüne gelene hakaret etmesi için referans olmaz heralde.



Efendim, şeriate değil, şairlerin lügatine bakınız. Zira, dönemdeki Osmanlı şairleri Sebk-i Hindî uslubunu benimsemiş şairlerdir. Kendilerine sataşanlara sataşırlar durmadan ve de bu durum ile alay edip hiciv yaparlar. Nef'i Türk Edebiyatının en önemli hiciv ustalarındandır. Bakış açınız farklı o nedenle yargılamanız da yanlış oluyor. Eski Türk Edebiyatı'nda (yani bilinen adı ile Divan Edebiyatı'nda) bir kişiye şiirde "kafir" denmesi ile o kişi kafir olmaz merak etmeyiniz :clapping: Tekrarlamış olacağım kendimi belki ama, edebiyattaki akımlardan ve de şairlerin lugatlerinden uzak kaldığınız çok belli. Lütfen araştırıp sonra eleştirin :dribble:

#7 excellence

excellence

    Mani / Melankoli

  • Üye
  • 481 İleti

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 18:31

Siham-ı Kazâ 'dan

Gürci hınzırı a samsun-ı muazzam a köpek
Kande sen kande nigehbani-i alem a köpek

Vay ol devlete kim ola mürebbisi anun
Bir senin gibideni cehl-i mücessem a köpek

Ne gune kaldi meded devlet-i Al-i Osman
Hey yazuk hey ne musibet bu ne matem aköpek

Ne ihanetdür o sadra bu zamanda ki anun
Olmaya sahibi bir Asaf-ı kerem a köpek

Hidmet-i devlete sair vüzeradan göreler
Bir fürumaye koca ayuyı akdem a köpek

Bu mahlallerde ki Bagdadı ala şah-ı Acem
Arz-ı rumu ede teshir Abaza hem a köpek

Sattınız iki soysuz bir olup hanlığı
Kimseyietmedünüz bu işe mahrem a köpek

Paymal eylediniz saltanatın ırzını hem
Yok yereoldı telef ol kadar adem a köpek

Hiç hanlık satılır mı hey edebsiz hain
Tutalım olmamış ol fitne muazzam a köpek

Sen kadar düşmen-i devlet mi olur a hınzır
Ne turur saltanatun sahibi bilsem a köpek

Ehl-i dil düşmeni din yoksulu bir melunsun
Öldürürlerse eğer can-be-cehennem a köpek

Böyle kalur mu soysuzlar elinde devlet
noldu ya gayret-i şahenşeh-i azam a köpek

Hak ******ürdü arabı gitti hele dünyadan
Kim ******ürse akabince seni bilmem a köpek

File nacar meger yükledeler tabutunu
Çekemez cife-i murdarunu adem a köpek

Filler de çekemezse ne acep laşeni kim
Var mı bir sencileyin div-i mülahhem a köpek

Sen soysuz eşek ol Kirliorospu yaraşur
Bindürüp sırtına teşhir edersem a köpek



Alıntı: Antoloji.com


----

Nef'i en sevdiğim Divan Edebiyatı şairidir. Günümüzün mizahından tat alamamaktan şikayetçiyken kendisini öğrendim ve ilgimi çekti. Özellikle dönemin şeyhülislamına yazdığı beyitler en beyendiklerimden ibarettirler.

#8 lontokyo

lontokyo

    Acta est fabula

  • Üye
  • 2455 İleti

Tncsever

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 19:02

o zamanda bugünkü gazeteciler, eleştirmenler, yazarlar vs... yaşasaydı ne olurdu acaba... (tam bir katliam olurdu desenize) demokrasininde bu yanını seviyorum kimsenin sınıırına yaklaşmadan dilediğini yapabiliyorsun...

#9 akMurat

akMurat

    facebook.com/akmurat.net

  • Üye
  • 1154 İleti

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 19:49

Efendim, şeriate değil, şairlerin lügatine bakınız. Zira, dönemdeki Osmanlı şairleri Sebk-i Hindî uslubunu benimsemiş şairlerdir. Kendilerine sataşanlara sataşırlar durmadan ve de bu durum ile alay edip hiciv yaparlar. Nef'i Türk Edebiyatının en önemli hiciv ustalarındandır. Bakış açınız farklı o nedenle yargılamanız da yanlış oluyor. Eski Türk Edebiyatı'nda (yani bilinen adı ile Divan Edebiyatı'nda) bir kişiye şiirde "kafir" denmesi ile o kişi kafir olmaz merak etmeyiniz :clapping: Tekrarlamış olacağım kendimi belki ama, edebiyattaki akımlardan ve de şairlerin lugatlerinden uzak kaldığınız çok belli. Lütfen araştırıp sonra eleştirin :dribble:

Edebiyattan uzağım, özelliklede şiir, öyle kalmayıda tercih ediyorumda siz şimdi şiirlerde birbirine kafir demenin veya hakaret etmenin normal bişi olduğunu mu söylüyorsunuz? Söz konusu hiciv ise doğrudur ama Nefi hicivi aşmış, birine ister şiir ile ister fotoroman ile kafir dersen kafir demişsindir, birine kafir demekle denilen kafir olmaz ona hiç şüphe yok, aksine söylediği kişi müslümansa islam akaidine göre söyleyen kendisi kafir olur;(nefi)

#10 lontokyo

lontokyo

    Acta est fabula

  • Üye
  • 2455 İleti

Tncsever

Yazma tarihi: 18 August 2008 - 20:16

Edebiyattan uzağım, özelliklede şiir, öyle kalmayıda tercih ediyorumda siz şimdi şiirlerde birbirine kafir demenin veya hakaret etmenin normal bişi olduğunu mu söylüyorsunuz? Söz konusu hiciv ise doğrudur ama Nefi hicivi aşmış, birine ister şiir ile ister fotoroman ile kafir dersen kafir demişsindir, birine kafir demekle denilen kafir olmaz ona hiç şüphe yok, aksine söylediği kişi müslümansa islam akaidine göre söyleyen kendisi kafir olur;(nefi)


Bu koyu tutum neyedır böle...

#11 akMurat

akMurat

    facebook.com/akmurat.net

  • Üye
  • 1154 İleti

Yazma tarihi: 19 August 2008 - 00:42

Koyu tutummu? 1+1=2
Şimdi birisi çıkıp, mesela pentagram yada bir rep gurubu bir şarkısında misalen başbakana veya Atatürk e küfretse/hakaret etse sanat bu mu diyeceğiz? Nefinin yaptığıda bu değil mi?

#12 mavikiz

mavikiz

    Mavi Tılsım...

  • Üye
  • 1650 İleti

Yazma tarihi: 19 August 2008 - 01:11

Koyu tutummu? 1+1=2
Şimdi birisi çıkıp, mesela pentagram yada bir rep gurubu bir şarkısında misalen başbakana veya Atatürk e küfretse/hakaret etse sanat bu mu diyeceğiz? Nefinin yaptığıda bu değil mi?



Efendim, bugün birileri Atamıza hakaret etse elbet celalleniriz, zira bu ülkede Atatürk bir mittir. Şimdi diyeceksin ki o da nedir? Abilerin anlatır sana :D

Gelelim şairimize... Madem şiirden, şairden anlamıyorsun, abilerine ablalarına, seni bu derece katı yapanlara sor bir bakalım; anlamadığın konularda konuşmak da kafirlik midir, değil midir?

Nef'i
NEFİ (Divan Edebiyatının Hiciv Ustası)

Nefi denilince akla gelen ilk şeylerden biri hicivleridir.Hiciv Divan Edebiyatı'nda yermek,eleştirmek anlamında kullanılır.Nefi’nin sadece hicivleriyle ün salmadığını ve kaside alanında da başarılı eserler verdiğini ,hatta ve hatta kaside denilince de akla gelen ilk ismin Nefi olduğunu az çok edebiyat bilgisi olan bir çok insan bilir.Nefi öyle bir yazar ki, övgü ve yergi sanatını yani kaside ve hiciv sanatını bir arada kullanarak büyük bir başarı elde etmiştir. Aslında birbirlerine zıt olan bu sanatları uygulamak her baba yiğidin harcı olmadığını düşünüyorum. Hicivlerinden dolayı ona genç yaşta “Zari” mahlası verilmiştir.”Zari” günümüz Türkçesiyle “zararlı, faydası dokunmayan” anlamları taşır.O öyle bir Hiciv sanatı işlemiş ki
1585 Erzurum defterdarı olan Gelibolulu Müverrih Ali, şiirlerini görmüş, beğenmiş ve bu genç şaire Nef'i "Nafi” yararlı" mahlasını vermiştir.Ne kadar yararlı bir şair, orası meçhul tabii.Öyle ki, Nefi yazmış olduğu hicivleriyle dönemin birçok isminin nefretini ve öfkesini üstüne çekmeyi başarmıştır.

Dönemin Müftüsü ile aralarında geçen bir atışma oldum olası beni Nefi’nin büyük bir şair olduğuna inandıran güzel atışmalardan biridir.Aslında güzel bir atışma olduğu söylenemez; bilakis ağır sözlerle kurulmuş,destansı sözler içeriyor.Malum bizim Nefi oturtucu sözlerin adamıdır.Dönemin müftüsü görünüşte Nef'i yi öven, fakat içeriğinde Nef'i ye kâfir diyen bir beyit oluşturup halka sundu.Üstad Nefi’de boş durur mu sanırsınız? Nefi’ye biri kafir diyecek ve Nef’i masum masum, hiçbir şey yokmuş gibi davranacak.Üstad boş durmadı. Hemen bu beyite karşılık bir beyit de o yazdı:

"Müftü efendi bize kâfir demiş.
Tutalım ben O'na diyem müselman.
Lâkin varıldıktan ruz-ı mahşere,
İkimiz de çıkarız orda yalan."

diye cevap vermişdir.Bu öyle oturaklı bir beyitti ki,dönemin müftüsü bu beyite karşılık olarak başka bir beyit yazma cüreti gösterememiştir.Yani kısacası Nefi öyle bir hiciv ustasıydı ki sadece bir hicvinden dolayı bir çok insanın ağlamasına, efkarlanıp dünyadan soğumasına sebep olabiliyordu. Biraz garip ama açıkcası dönemin kabus, sinir bozucu şairlerin en önde geleniydi. Diline,kalemine pek sahip olamadığından ölüm sebebi de yazıp çizdiği, karalayıp durduğu hicivleri yüzünden olmuştur.Ölüme giden bu yolda hicivlerini üstüne basabasa söylemesi beni çok güldürmüştür.

Öyle ki o zamanın sadrazamlarına şiir şeklinde küfür ettiği için bir kez zindana atıldı; ama padişah bunu öğrenince kendisini affetti.1 ay sonra tekrar küfür etti ve yine zindana atıldı ve yine padişah Allah'ın sabrı üç kezdir diyerek, "bir kez daha affediyorum seni" dedi ve tekrardan bizim sivri dilli Nefi'yi affetti. Aradan epey bir zaman geçti.. Bizde bir tabir vardır: “Can çıkar huy çıkmaz” diye, malum bu söz tam bizim Nefi'ye göreydi Nefi dayanamayıp ne de olsa beni tekrardan affedip bırakırlar diye düşündüğünden olsa gerek, tekrardan küfrettiği için nihayetinde boğularak öldürülmüştür.Boğularak öldürülmesinin sebebi de Nefi’nin tamamen kendi isteği dahilinde gerçekleştirilmiştir.Sonuçta bir çok kez affedilmesine karşın, diline sahip çıkmayıp kendi ölüm fermanını yine kendi elleriyle imzalamıştır.


1- Gam çekme hakîkatde eğer ârif isen
Farz eyle ki el'ân yine âlem yoğ imiş

Nef'i genel olarak hicivleriyle anılan bir şairimiz.. Ancak bu beyitinde hicivden ziyade bambaşka bir alemden sırlar veren bir gönül eri edasıyla sesleniyor:

Gam çekme gerçekte eğer arif isen
Farz eyle ki şimdi yine alem yoğ imiş

Gerçek anlamda hayatın içeriğini idrak etmiş uyanık bir kalbin hayatı yorumlayışını bu beyitte oldukça açık ve sade bir şekilde görüyoruz...

İnsan eğer gerçekten bu dünyanın üzülmeye değer hiçbir değerli yanının olmadığını anlama mertebesine erişebilirse, ancak o zaman bu tarzda bir beyiti kaleme alabilir...

Ruha huzur veren, teselli eden bu beyitin arkasında koskoca bir tasavvuf gerçekliği saklı... Tasavvuf ehli olanlar bilirler ki; hakikatte Allah'tan başka var olan birşey yoktur. Herşey Allah'ın nurunu yansıtır... İnsan da bu yanılsama aleminde gerçekte var olmayan acı ve hüzünlere kapılıp kendisini mutsuz kılacak hiçbir şeye boyun eğmemelidir..

Gerçek anlamda gönlü uyanık olan bir insan, hayatın her an bir yokluk aleminden ibaret olduğunu bilir... Ve asıl var olan hakikate ulaşmak için kendi özündeki nura rücu ederek ariflik mertebesine ulaşabilir. Arif olan bilir...

Çetin Oral


2- Nef'i İçin Söylenmiş Bir Hiciv Beyti Üzerine

Klasik Edebiyatımızın 17.yüzyılda yaşamış önemli şahsiyetlerinden Nef'i, devrinde
çok dikkat çekmiş bir şairdir. Henüz yaşadığı dönemde bazı şairler tarafından kaside üstadı kabul edilip hakkında övgü dolu methiyeler yazılırken, bazı şairler tarafından da ilim ehlini hicveden cahil biri olduğu öne sürülerek, ağır şekilde hicvedilmiştir.

Bu hicivler içerisinde şimdiye kadar kimin tarafından söylendiği bilinmeyen bir Farsça beyitte şairin katlinin gerektiği şöyle belirtilmiştir:

Edebiyatıımzda çok bilinen fakat lâ edri (söyleyeni belli olmayan) olarak geçen
bu Farsça beyit, incelediğimiz bir Sinam-ı Kaza nüsnasında Nef'inin Kafzâde Fâiziye yazdığı bir hiciv kıtasından açıkça anlaşıldığına göre, Kafzâde Faizi tarafından söylenmiş olmalıdır. Nef'i katlini gerekli gören devrinin önemli şahsiyetlerinden Kafzâde Faizi'ye şöyle cevap vermiştir:

Kafoğlı nasihatdür işit bu sözi benden
Bil rütbe-i irfanunı yârâna ulaşma
Zehri katı mülhikdür anun bir dahi zinhâr
Ef'iye ulaş ....... Nef'iye ulaşma

Klasik edebiyatımızda önemli bir yer tutan hiciv, 17.yüzyılda, edebiyatımızda hicivlerinden en çok söz edilen Nef'iyi yetiştirmiştir. Bilindiği gibi Nef'i bu alanda
Siham-ı Kaza adlı hiciv mecmuası ile gerçekten bir ün yapmış, devrin devlet adamları yanında Nevizade Atayi, Kafzade Faizi, Mantıki, Nadiri, Riyazi gibi devrin önemli edebi şahsiyetlerini hicvetmiş ve onlar tarafından hicvedilmiştir. Siham-ı Kaza'nın incelediğimiz bu nüshasında Nef'inin hicivleri yanısıra Nef'i'ye söylenmiş hicivler, hicvi söyleyen şairimn adı altında toplanmıştır. Edebiyat tarihinin bazı karanlık noktalarını aydınlatmamıza yarayacak ve bizi şairlerimiz hakkında daha doğru neticelere ulaştıracak olan bu tip eserlerin incelenerek tenkitli baskılarının yapılması ihtiyacı, bu inceleme ile bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Doç. Dr. Tulga OCAK

#13 akMurat

akMurat

    facebook.com/akmurat.net

  • Üye
  • 1154 İleti

Yazma tarihi: 20 August 2008 - 01:07

Kim napabilir bana avatarımı görüyormusun sen :wacko: Ben sevmiyorum edebiyatı şiiri çünki çünki çünki, herkesin şair olmaması lazım heralde :cray: İmzamdakide şiiir, istisnalar kaideyi bozmaz tabi.
Çok açık bir cevap olmadı ama isteyen anlar, şiirden bu kadar bahsetmek bile sıkıyor beni, mevzuyu ayetle netleştirirdim ama moderatörler siliyor, kuranda şiir hakkındaki ayetleri arayın.

Konu akMurat tarafından 20 August 2008 - 01:12 tarih ve saatinde düzenlenmiştir


#14 mavikiz

mavikiz

    Mavi Tılsım...

  • Üye
  • 1650 İleti

Yazma tarihi: 20 August 2008 - 11:12

1. Yazdığın hiç bir iletiyi silmedim.
2. Kuran'daki şiir hakkında olan ayetler o dönemin koşulları için yazılmıştır. Hz. Muhammed'e şair, Kur'ân-ı Kerim'e şiir denemez. O bakımdan, putlara benzediği ve de halkı galeyana getirebileceği için heykeller, resimler günah sayılmıştır değil mi? Şimdi, üzerinden bu kadar zaman geçmiş olmasına rağmen, sen hâlâ aynı korkuları mı taşıyorsun? Türksün sen be hey! Türk olup da şiire yatkın olmayan bir kişi daha görmedim, göremem; zira genlerimizde savaş ve şiir var bizim! Resim İslam aleminde saydığım nedenlerle yasak olsa da, hattımız, minyatürümüz, ebrumuz var bizim! Şiir, uygunsuz sayılsa da, herkese laf söyleyebilecek kadar zeki olan Nef'i gibi şair kadılarımız var bizim! Çok şükür ki, bu devirde bile konuşabilecek olan, açık görüşlü, Yunus gibi Mevlanâ gibi düşünenlerimiz var bizim. Bana onlardan örnek verme, zira onların tırnağının ucuna dahi yakışmıyor söylediklerin! Hele de söylediğin kişiler arasında, benim gibi tasavvuf araştırmacıları olan Türkologlar varsa, amman haaaa!!!!!

#15 Muscle

Muscle

    Von Muscle

  • Üye
  • 704 İleti

Yazma tarihi: 20 August 2008 - 12:21

Aferin ona. Anlamsız birşey için hayatını sona erdirdi. Ne kazandı? Bana göre birşey kazanamadı :)

Konu Muscle tarafından 20 August 2008 - 12:22 tarih ve saatinde düzenlenmiştir


#16 akMurat

akMurat

    facebook.com/akmurat.net

  • Üye
  • 1154 İleti

Yazma tarihi: 20 August 2008 - 13:26

Sizin sildiğinizi söylemedim zaten.
Bahsettiğim şiir kuran değil, imzamda var ama her mesajın altında çıkmıyor niyeyse. Peygamberimizin şair olmadığını Allah'u teala kuranda söylüyor zaten, edebiyatı iyi okumuşsunuzda Allah'ın kitabını konuda geçtiği halde hala açıp bakmadan cevap veriyorsunuz. Kuranı kerimde sadece indiği zamanda geçerli olan ayetler vardır ama bunlar bellidir, şiir hakkında olan değil... Örneğin namaz kılınacağında içkiden uzak durun ayeti içki tamamen haram kılındıktan sonra hükmünü yitirmiştir, bunları belirlemek müfessirlerin işi, türkologların değil.
İmzamdaki şiir bu;
İnsan ölmez, Dünyasını değiştirir.
Ölen hayvan olur, İnsanlar ölmez!
Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil! Yunus Emre

Konu akMurat tarafından 20 August 2008 - 13:29 tarih ve saatinde düzenlenmiştir


#17 blackman12

blackman12

    Big Brother is following you!

  • Moderator
  • 5503 İleti

Yazma tarihi: 20 August 2008 - 13:35

Aferin ona. Anlamsız birşey için hayatını sona erdirdi. Ne kazandı? Bana göre birşey kazanamadı

İnandığım şeyleri söyleyerek ölmek, söylemeden yaşamaktan daha mantıklı geliyor bana...

#18 Muscle

Muscle

    Von Muscle

  • Üye
  • 704 İleti

Yazma tarihi: 20 August 2008 - 13:57

Orası başka.

#19 mavikiz

mavikiz

    Mavi Tılsım...

  • Üye
  • 1650 İleti

Yazma tarihi: 20 August 2008 - 15:44

Sizin sildiğinizi söylemedim zaten.
Bahsettiğim şiir kuran değil, imzamda var ama her mesajın altında çıkmıyor niyeyse. Peygamberimizin şair olmadığını Allah'u teala kuranda söylüyor zaten, edebiyatı iyi okumuşsunuzda Allah'ın kitabını konuda geçtiği halde hala açıp bakmadan cevap veriyorsunuz. Kuranı kerimde sadece indiği zamanda geçerli olan ayetler vardır ama bunlar bellidir, şiir hakkında olan değil... Örneğin namaz kılınacağında içkiden uzak durun ayeti içki tamamen haram kılındıktan sonra hükmünü yitirmiştir, bunları belirlemek müfessirlerin işi, türkologların değil.
İmzamdaki şiir bu;
İnsan ölmez, Dünyasını değiştirir.
Ölen hayvan olur, İnsanlar ölmez!
Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil! Yunus Emre


Kur'ân-ı Kerim'i okumadığımı nerden biliyorsun? Veyahut hafız olmadığımı? Çok şükür ki, Arapçasından okuyup anlayabilme yetisine sahibim. Türkçe'ye çevrildiğinde iş değişip anlamlar değişebiliyor çünkü. 6 yaşımda Kur'ân öğretilmeye başlandı bana, şu an 24 yaşındayım. Orta okuldan beri bir çok islam alimini okudum, sevdim, inceledim. Türkoloji dünyasına girdiğimden beri de tasavvuf en büyük merakım, ilgi alanım. Mevlânâ'yı Farsça'dan, Yunus'u Türkçe'den, Hayyam'ı hem Farsça hem Arapça'dan tanıdım. Sanırım biraz da türkologların işi bu durum. Zira, biz her bakımdan donatılıyoruz bu işlerle. Şiirlerin çoğunda kutsal kitaplardan alıntı olduğu için, sadece kendi kitabımızı değil, Tevrat'ı, İncil'i, Zebur'u da okumak durumunda kaldım...

İmzandaki şiiri gördüm ve zaten biliyorum Yunus'un bütün şiirlerini. Senin ne demek istediğini anlıyorum ve aslında anlatmak istediklerimi yazıyorum; ama hâlâ inatla kafanın dikine gidiyorsun. Kendin bilirsin kardeşim, ne diyelim...

#20 excellence

excellence

    Mani / Melankoli

  • Üye
  • 481 İleti

Yazma tarihi: 27 September 2008 - 16:43

Nef'i günümüzde bir çok kişi tarafından hala sevilmekte, okunmakta ve örnek alınmaktadır. 3 - 4 yıldır dinlediğim ve tek hayranı olduğum sanatçı olan Sagopa Kajmer bir Nef'i'cidir. Aynı zamanda aşırı sivri bir dile sahip olan ve taşlama türünün günümüzdeki en sert ismi olarak değerlendirdiğim Norm isimli rap grubu da sivri dilli üstadımız Nef'i'nin hayranlarındandır.




Yukarı